Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine yeni başlayan öğrencilerle buluşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yağdı, hekimliğin yalnızca akademik bilgi ve mesleki beceriden ibaret olmadığını vurgulayarak öğrencilere meslek hayatına dair deneyimlerini ve başarıya ulaşmanın temel unsurlarını aktardı
Kaynak: BULTEN
Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tahir Yağdı, hekimlik yolculuğuna yeni adım atan öğrencilerle “İlk Ders” kapsamında bir araya geldi. Muhiddin Erel Amfisinde gerçekleşen ilk derse EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcılar Prof. Dr. Hatice Şahin ve Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu katıldı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği derste Prof. Dr. Yağdı, 40 yıllık mesleki birikimini, kalp cerrahisindeki başarı hikayesini ve iyi bir hekim olmanın temel taşlarını anlattı.
Tıp Fakültesine yeni başlayan öğrencilere disiplin ve zaman yönetimi konusunda tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Tahir Yağdı, “İyi bir hekim, iyi bir akademisyen, iyi bir bilim insanı ve her şeyden önce iyi bir insan olmanın yolu zaman yönetiminden geçer. Hepinizin çok başarılı olduğunu ve ‘iyinin de iyisi’ olduğunuzu biliyorum. Ancak randevulara ve programa sadık kalmak, disiplini bir yaşam biçimi haline getirmek ve bu konuda çevrenize örnek olmak son derece önemlidir. Beyaz önlük giyme töreninde ailelerinizle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Şimdi sizlere bakınca hem kendi gençliğimi hem de ailemi görüyorum.” dedi.

40 yıllık kitabını öğrencileriyle paylaştı
Konuşması sırasında öğrencilere duygusal bir sürpriz yapan ve 40 yıldır sakladığı anatomi kitabını gösteren Prof. Dr. Yağdı, “Beyaz önlüklerinizi giydiren hocalarınızın pek çoğu benim arkadaşım, büyüğüm ya da kardeşimdir. Hepsi sizi ve bu fakültenin bir ferdi olmanızı yürekten önemsiyor. Bu fakültenin kendine has bir ruhu vardır. Benim için çok değerli olan, 40 yıldır odamda muhafaza ettiğim bir kitabı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu kitap, rahmetli anatomi hocamız İsmail Ulutaş’ın yazdığı bir anatomi kitabıdır. Bu kitabın benim için manevi değeri paha biçilemez” diye konuştu.
Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir
Öğrencilere akademik başarının yanı sıra sosyal gelişimin önemini de hatırlatan Prof. Dr. Tahir Yağdı, “Tıp fakültesine gelmiş olmanız, sadece ders çalışacağınız anlamına gelmiyor. Kapasiteniz hem akademik başarıya hem de hayatı dolu dolu yaşamaya yetecek düzeydedir. Spor yapın, sanatla ilgilenin, hobiler edinin; hayatın her alanında olun. Akademik hayatım boyunca belki çok ‘çalışkan’ bir öğrenci değildim ama her gün mutlaka çalışan bir öğrenciydim. Bir işi 10 gün boyunca ara vermeden yaparsanız, 11. gün o iş artık sizin için bir alışkanlığa dönüşür. Hekimlik sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimidir. Bazen tüm dünyanın yükünü omuzlarınızda hissedebilirsiniz ama bu süreçte kendinizi mesleğinize adapte etmeyi ve ferahlamanın yolunu bulmayı öğreneceksiniz. Günümüzde yapay zekâ ve robotik sistemler gibi teknolojik gelişmeler mesleğimizi dönüştürüyor olsa da insan odaklı bu meslekte tecrübe ve iletişim her zaman merkezde kalacaktır” dedi.
Mesleğin özü insana yardım etme arzusudur
Konuşmasının sonunda öğrencilere olan güvenini dile getiren Prof. Dr. Yağdı, “Doktorluk kavramı değişse bile hekimlik, hekimlik bitse bile tabiplik varlığını her zaman sürdürecektir. Türkülerimizde ve şarkılarımızda geçen o ‘tabip’ ifadesi, bu mesleğin kadim ve sarsılmaz köklerini simgeler. Hekimlik yapmak için yalnızca stetoskoba veya teknolojik cihazlara ihtiyacınız yoktur. Bu mesleğin asıl özü; o ilk gün giydiğiniz beyaz önlükle beraber bedeninize, bilincinize ve kalbinize nakşedilen ‘insanlara yardım etme’ arzusudur. Atatürk’ün bizlere emanet ettiği bu güzel ülkede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sizleri, çiçeklerden polen toplayarak her yeri mis kokulu bir bahçeye çeviren arılara benzetiyorum. Sahip olduğunuz kapasite ve bilgiden sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın faydalanması gerekir. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun” diyerek sözlerini noktaladı.
